Ben ve O

Psikodiyalektik çabasının öncü metni sayabiliriz, Ben ve O’yu. Özellikle sonlu-birey ile sonsuz-tür arasındaki diyalektiği O-Ben-Üstben üçlüsünün ayrılıkları ve birlikleri ile kavramada yol açıcı savla rı içermesiyle. Bir önsözün değil, ayrı bir incelemenin konusu olan bu diyalektik çaba için en azından şunu söyleyebiliriz: bu metin ile birlikte kuramın ana ekseni bilinç-bilinçsiz ikilisinden Ben ve O diyalektiğine kaymıştır.
Bugüne değin psikanalizi diyalektik düşünce ile yeniden kurma çabalarının, Freud’un da yazılarında yakındığı felsefe geleneğinin bir türevi olarak, ‘bilinç sorunu’na saplanması da ayrıca üzerine düşünülesidir.

Freud’un kuramı ağırlık merkezi Anglosakson dünyasına, Kıta Avrupasından İngiltere’ye ve oradan da Amerika Birleşik Devletleri’ne kaydıktan sonra belirgin bir ideolojik düzeltmeye de tabi tutulmuş görünüyor. Bu ideolojik müdahalelerin en önemli belirtilerinden biri Freud’un ‘die Besetzung’ teriminin bizzat İngilizce psikanaliz literatüründe, Freud çevirilerinde ve daha sonrasında Anglosakson düşünce dünyasında üretilen psikanaliz metinlerinde uğradığı dönüşümdür. Strachey’ler, kurama dair bir mistifikasyonu da bu terim yoluyla gerçekleştirmişler: o-ben-üstben üçlüsü için Latinceye başvururken ‘die Besetzung’ için gidilen dil Grekçe ve bulunan terim ise ‘cathexis’. Daha sonrasında bu terimin de yerini ‘investment’e bıraktığını biliyoruz. Webster’s Encyclopedic Dictionary’de bu sözcük, “özellikle parayla ilgili yatırım eylemi; yatırılmış bir şey, özellikle para; para yatırılan bir şey; bir hayvanın dış yüzeyi; bir organın dış zarı” anlamlarıyla karşılanmış. Eylem hali ‘ to invest’ ve iktisadi anlam çok daha berrak: “kar veya gelir getireceği umulan bir hedef için para koymak.” Bizde kavram, şaşırtıcı değil, İngilizce çeviriye büyük bir sadakatle ‘yatırım’ olarak karşılanmış…